Ağız Kuruluğu Nedir? | Her şey Hakkında Her şey |

Ağız Kuruluğu Nedir?

Ağız Kuruluğu Nedir?

Ağız Kuruluğu Nedir?

Ağız kuruluğu bir den fazla nedenle meydana gelmektedir. Özellikle günümüzde yaygınlığı giderek artmaktadır. Peki, ağız kuruluğu belirtileri ve semptomları nelerdir, ağız kuruluğu tanısı nasıl konur,  ağız kuruluğu yaygınlığı ve ağız kuruluğunun güncel tedavi seçenekleri nelerdir?

Ağız Kuruluğu

Ağız Kuruluğu

Ağız Kuruluğu

Ağız için de tükürük salgısın azalması ile birlikte meydana gelen ağız içinin nemsiz kalması durumuna ağız kuruluğu denir. Tıptaki ifade şekli Kserostomia olarak da bilinir. Ağız kuruluğu pek çok problemin ana sebeplerini oluşturabilir. Ağız içinde tükürük ağzı ıslak tutmasının yanı sıra besinlerin sindirimini, diş çürüklerini ve ağız içi iltihaplanmaların önlenmesinde de önemli oranda etki eder.

Ağız Kuruluğunun Nedenleri?

Ağız Kuruluğunun Nedenleri

Ağız Kuruluğu nun Nedenleri

Kronik hastalıklar: Diyabet, AİDS, Parkinson, Hodgkin v.b birçok hastalık ağız kuruluğu sorununa neden olabilir.

Romatizmalı hastalıklar: En belirgin görüleni Sjögren sendromundadır. Sebebi salgı bezlerinin lenfosit ve plazma hücreleri ile birlikte olmaması gereken hücrelerin sebep olduğu kronik inflamatuar bir olmasıdır, bu da tükürük bezlerinin kurumasına neden olur.

Kanser tedavisi: Kanser tedavisinde radyasyon terapisi alan kişilerin birçok kişide tükürük bezleri zarar görür. Bu da geçici veya kalıcı ağız kuruluğu oluşturabilir.

İlaç tedavisi: Antihistaminikler, ağrı kesiciler, diüretik grubunda olan tansiyon ilaçları, depresyon ilaçları, burun açıcı ilaçlar gibi birçok sayıda ilaç ağız kuruluğuna sebep olmaktadır.

Bunların dışında aşağıda ki etkenlerde ağız kuruluğuna sebep olmaktadır;

  • Baş ve boyun bölgesinde ki tahriş
  • Sürekli ağızdan solunum yapmak
  • Tükürük bezleri hastalıkları
  • Psikolojik bir hastalık olan Anoraksıya nevroza yaşanması ve açlık
  • Bedenin Hormonsal yapısının değişimler, örneğin; menopoz gibi
  • Tip 1 diyabet hastaların da

Ağız Kuruluğunun Belirti Ve Semptomları Nelerdir?

Ağız Kuruluğunun Belirti ve Semptomları

Ağız Kuruluğu nun Belirti ve Semptomları

  • Mukozada tahriş
  • Nefesin çok kötü kokması
  • Dilde meydana gelen aft
  • Dişlerin hızlı bir şekilde çürümesi
  • Ağız içi anormal tat hissi
  • Konuşma ve yutkunma görülen güçlük
  • Ağızda en çok hissedilen yapışkanlık
  • Solunum sadece ağızda olduğundan fazla susamak
  • Takma dişlerin takılmasında yaşanan zorluk
  • Boğazda oluşan kuruluk hissi

Ağız Kuruluğunun Teşhisi Nasıl Olur?

Ağız Kuruluğunun Teşhisi Nasıl Olur

Ağız Kuruluğu nun Teşhisi Nasıl Olur

Ağız kuruluğunun teşhisi tükürük akışının tespiti ile olur. Bunun için teşhisi diş hekimi ya da oral hijyenist tarafından gerçekleştirilebilir. Tükürük akış oranını test etmek için kullanılan en kolay ve genel yöntem, bir parça parafinin en az 5 dk süreyle çiğnenmesiyle üretilen tükürük miktarının ölçülmesi yöntemidir. Normalde bu miktar 5 ml aşmaktadır. Uyarım yapılmış akış hızı beş dk 2,5 ml den az ise, genellikle değişen bulgularla birlikte ağız kuruluğunu teşhis edebilir. Temel tükürük akış oranı beş dk en az 0,5 ml olmalıdır.

Ağız Kuruluğu nun Tedavisi Nasıl Olur?

Ağız Kuruluğu Tedavisi

Ağız Kuruluğu Tedavisi

Ağız ve diş temizliği

Diş ve diş arası boşluklarının temizliğini düzenli yapmak önemlidir. Florür ağırlıklı diş macunu, ağız çalkalama suyu,  tabletleri veya florürlü sakız gibi diğer bazı lokal florür takviyelerinin kullanımı da önerilebilir. Her gün kullanılan takma dişerlerde sürekli temizlenmelidir. Diş protezinin altında iltihaplanma varsa, takma dişler ağızda tutulmamalıdır. Ağız kuruluğundan şikayetçi olan hastalar, dişlerini ve takma dişlerini nasıl temizleyeceğine dair bilgiyi, bir uzman bir doktora danışarak öğrenebilir. Hasta diş hekimini her 3 ila 6 ayda bir ziyaret etmelidir.

 Ksilitol (şeker alkolü) içeren sakız, tablet ve pastiller

Ksilitol aromalı sakız, yemekten veya hafif yiyeceklerden hemen sonra ve aralarında, tükürük akış oranını arttırmanın en iyi yolu olarak bilinir. Çiğneme kabiliyetin de güçlük varsa, ksilitolle tat verilmiş tablet veya pastil, ya da kalsiyum ve florür içeren pastil kullanımı önerilebilir.

Çiğneme

Gün için de sıklıkla azar azar olmak şartı ile normal, düzenli, hafif ve uzun çiğneme gerektiren yiyecekler yenmelidir. Yemeği, bakteriyel asitlerin tümünü etkisiz hale getiren sebzeler, özellikle fındık veya peynirle sonlandırmak yararlı olabilir. Unutulmaması gereken bir faydalı davranış da her yemekten sonra ağzın çalkalanması ya da su içilmesi içilmesidir. Yemek aralarında şeker içeren hafif yiyeceklerden, asidik meyvelerden veya içeceklerden tüketmemeniz gerekmektedir.

Tükürük substratları kullanımı  

Ağız kuruluğu belirtilerini herhangi bir içecekten daha uzun süre azaltmaktadır. Gerekli görülürse düzenli olarak kullanılabilir.  Tükürük substratlarını eczaneler de hazırlanabilir.  Yağ içeren nazal spreyler ve damlalarla, ağızdan solunum önlenebilir.

 Ağız kuruluğunda ilaç tedavisi

Hekim tarafından ön görülen tanı sonucunda hastanın ilaç tedavisinin değerlendirilmesi; yoğun şekilde ağız kuruluğundan şikayetçi olan hastalar için, pilokarpin tablet beş mg × 3–4 kullanılması önerilebilir. Aynı zaman da bununla birlikte, pilokarpin yan etkilere ve diğer ilaçlarla çok sayıda etkileşime sahiptirler. Bu sebeple, daha çok, genç ve sağlıklı hastalar için uygun olmaktadırlar, ancak tükürük bezlerinin fonksiyonları tamamen durursa fayda sağlamayacaktır

Ağız Kuruluğu na Ne İyi Gelir?

Ağız kuruluğuna Ne İyi Gelir

Ağız kuruluğuna Ne İyi Gelir

Limon

Limon suyunda bulunan sitrik asit nedeni ile tükürük üretimini hızla uyarmaktadır ve ağzınızı ağız kokusuna ve diğer ağız sorunlarına katkıda bulunan iltihaplardan korur. Dilinize limon sürmeniz, limon suyunu balla karıştırmanız veya limon yemeniz ağız kuruluğunu ortadan kaldırabilir.

 Aloe Vera

Ağız kuruluğu için en eski ve en güvenilir ilaçlardan biri olarak bilinir. Aloe vera suyu, antioksidanlar, gıdalar ve doğal olarak nemlendirici maddeler bakımından çok zengindir ayrıca ağızda tükürük üretimini de uyarabilmektedir.

 Kırmızıbiber

Tat dokumuz ve sinir uçları aşırı uyarıcıya maruz kalmaları ile vücudun doğal tepkisi ile tükürük üretmektir. Mesela, baharatlı bir şeyler yediğimizde, yanma hissini yumuşatmak için tükürük üretmekteyiz. Bu sebeple, ağız kuruluğundan şikayetçi olursanız, biraz acı biber alın ve dilinize ya da diş etlerine sürün. Ağız kuruluğu sorunları ortadan kalkacağına tanık olursunuz.

 Üzüm çekirdeği yağı

Az bilinen bir uygulamada Üzüm çekirdeği yağı kullanımıdır, ağız kuruluğu belirtilerini önleme ya da tamamen ortadan kaldırmada çok iyi ve doğal nemlendirme özelliklerine sahiptir. Diş etinize ve dilinize az miktarda üzüm suyu yağı sürebilirsiniz.

Vücudu susuz bırakmamız gerekir özellikle ağız kurulu şikayetlerinde günlük su alım miktarınızı artırırsanız, vücudun ürettiği tükürük miktarı artacaktır, boğaz ve dudak kuruluğunun önüne bu yöntemle geçebilirsiniz.

 Ağız Kuruluğunu Önleyici Bitkisel Çözümler

Ağız Kuruluğunu Önleyici Çözümler

Ağız Kuruluğunu Önleyici Çözümler

Doğal bazı bitkisel içeriklerin özellikleri tükürük azlığından kaynaklanan ağız kuruluğunu önleyebilir. Bunun dışında ağızda oluşan bakterilerin artmasını önledikleri için, iltihap oluşumuna karşı da etki gösterirler.

Papatya

Kurutulmuş papatya ağız için doğal bir nemlendirici özelliği taşımaktadır ve tükürüğünüzün PH dengesini tekrardan normale çevirebilir. Günde 3 fincan papatya çayı tüketebilirsiniz.

 Yeşil çay

Yeşil çayda bulunan tanenler özellikle ağızda meydana sorunlara karşı iyi gelmektedir. İçinde bulunan maddeler, diğer vitamin ve minerallerin yanı sıra, vücudun su düzeyini tekrar oluşturur ve tükürük üretimini düzene sokar. Ağzın fazla ulaşılamayan bölgelerinde bakteri oluşmasını önler ve diş çürüklerine engel olur. Günde 2 fincan kadar içebilirsiniz.

Zencefil

Zencefilin ana aktif maddesi olan “Gingerol” tükürük bezlerinin hareketliliğini düzenlemektedir ve ağzınızda ki su kaybının etkilerine karşı korur. Günde 2 fincan kadar içebilirsiniz.

 Elma sirkesi

Elma sirkesinde bulunan organik asit ağzın içi PH dengesini düzenler ve tükürük hareketlerini uyarır. Günde 2 kez tüketebilirsiniz.

Her türlü tedavi seçeneğini denemenize rağmen ağız kuruluğu geçmediği takdir de mutlaka alanında uzman doktor teşhis edilip tanı için muayene olunmalıdır. Unutulmamalıdır ki ilk önce tanı konması için her hastalığın erken teşhisi ve ilk tedavisi önem arz etmektedir. Doktor korkusu olanların, bu tarz şikayetlere maruz kalıp geri durmaları, ileri de yaşanacak ağır hastalıklara karşı geç kalmaya neden olabilir.

 

ETİKETLER: ,
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.